(sene 2004 , mektup yazasım tuttu belki gönlüne değer diye. Ama değmedi...
Ey sevgili sevgilim
herkesin hayatı bir roman,gizlerle dolu olan .ama ne kaç fasikül olmasının bir önemi var ne de bilindik kahramanlarının...
sen bilmiceksin hiçbir vakit ki
seni her düşündüğümde içine kan doğradığım zamanları.
kaç içine akıtılmış gözyaşı
kaç yarım kalmış sevinç.
Her düşündüğümde yada geçiyorken aklımdan,
illede senin farkına varamadığın bir üzüntünün seslenişi olmamalıydı boynunu büktüren.
kaç hissedilmemiş malubiyete
kaç farkedilmemiş zafere omuz vurup "pardon "dediğim bu yolları bilemessin.
Ama bu kez omzuna çarpılan sendin.
ve ben
ve bukez pardon demicem...
çünkü bu çarpışma sıradan bir kaldırımda tesadüfen karşılaşan,
birbirine yabancı iki insanın süzgün bakışları gibi normal
ve birbirinden uzaklaşması kadar umarsız bir unutuş olmamalı ...
çocuksuluğun en dizginsiz bir anında elimden koparıp aldığı bu yaşam
hayata dönmek için öyle mepluç bir çırpınışında ki azrailine...
Anladım ki her uzağına kaçışım
,geçmişin ölümlerden ölümlere sunduğu teklif ,
hayatımdan atamadığım onca bakiyettüs süyufu.(savaşta kılıçta kalan atık parçalar.)
uykusuz geçen kaç gecemin kabusu...
henüz anlamına ulaşamadığın bütün herşey ömrünün benle geçen her vaktine sığacaktı
.ama her anını yaşayarak ,
Belki sinmesine vakit tanıyarak.
ne bir acele ne bir sınırsız sabır
ve ne de umulmadık bir beklenti engeldi.
ama tüm beklentilerim
,umutlarım onca çocuksu düşler
beş para etmez bir zaafa mı peşkeş çekildi şimdi.?
bunun nedenini aradığım ilk kadın sen olmadın.
ve bu gidişle bu iflah olmaz adam kimbilir kaç mümkünsüz ayrılığa mezar kazacak .
ve söylenecek bir kelime bile olmamalıydı karşında
onca zahmetin gayrısında.
ve şimdi bütün olmasını istediğin zamanları avuçlarına bırakıyorum,
Ömrüme dair ne varsa...
kenan ışlak✍️
©çöl
S