Suskunluğumuzun adab-ı muaşereti
vardır eski dilde
bir lahzadır kayıp gidiyor
mazimizin derinliğin de
hangi söz kestirebilir
içimizde yanan ateşin alemini
kaç kurşun susturabilir
kalbimizde kor olan alevî
anlaşılmaz mısralara yazılmış gibi
tüm hissiyatı kaplayan
bir mektuptur bu ebabil kuşundan
bağrı yanık aşıklara
Ey aşkımı hazan yapraklarına çeviren
nerdesin yüreğimi dağlayan
Nidam arş-ı ala'ya çıktı
Yokluğun ile kavrulan yürektir
Gözlerimin semanın yedi katında
avuçlarım içinde seni yolluyorum
Inci taneleri içinde, mercanlar içinde
dilimde düşmeyen duamsın.
K