Kahve telvesi dolanmış,akşam sularına
Ondanmış ya karanlığı sözlerin
Asi, sarp kayalık geceler
Yıllanmış hasretin tadı'da doyumsuz
Serin sözler, fiillerden arta kalan hazlar
Yalanlanlanamaz tenin
Aşkın ıslaklığı asılı kalır dudakta
Sevinç öyle büyük gelirki zamana
Ne manzum yetişir nede nesir
Taşınmaz olur yazıda mana
Dön dolaş bulamazsın arzda böyle temaşa
Aşkın kalbinde
Melhame-i kübra
Derin hayal ülkesinin kil toprağı
Uykusuz kalmış göz çukurlarımda
Yetiştirdiğim karanfilidi aşk sana
Sanadır bağrı yanık türkülerin
Altın kaya sularında dinlenmesi
dilin nirvanasından düşüşü
Yolların kıvrım kıvrımlarında gelişler sanadır
Masumane de değil belki düşünceler
Ama ihanet kadarda karanlık değiller Pala keskinliği düşler
Yontarken geceyi sabaha
Bu ayrılık parçalarının biri sana biri bana
Açıldı yürekteki perde
Kimse görmesin diye saklanan acılar
Musalla,...muhabbetinin gözyaşında, gün yüzünde
İyileşmeye yüztutmuş terkedişleri
Görür ve duyarım
İliştirmem öyle kimseyi acınıda yaşar, çilenide çekerim
Kıskanç hiçbir karanlık görmesin ellerinin verdiği göz aydınlığı sevinci
Yalınızlığa terkedilmiş topraklarda
Kaya kenarında kardelen
Devrilmesin soylu yüzde.... Güzel
Yanağın deymesin toprağa, küserim
Varlığım ağır gelir gölgeye,sensizlik kara bir leke günümde
Uzat elini ve gitme bir gece değil
Kal bir ömür mabedimde
Hasret bahçemin çiçeklerine su yürür
Bir damla su değer anlıma
Duyulur terkedişe adanmış ayak sesleri
Evet biliyorum gitmelisin!
©balabann
B