Içimde bir tufan var
ardıç ağacında gizli
bunu anladım iyice
Anlatıyor bunu gizlice
kaçarken bir yöne doğru
güvercin kanadında posta pulu
uzaktan yol almış geliyor
çağırmadık biz onu
gökyüzünde yorgun bekliyor baykuş
yataylamasına bir süzüş
insanlığımızın üstüne iniyor
mavi bulutlar kapkaççıdır
mevsimi değil yorgunluğun
boynunda taşıyor beyaz kolye
insanlığımıza güvercin getirdi bir şeyler
hududlarım da çizili bir sen,
hep sen varsın, kirpiklerin dudakların
asansör boşluğunda
yükselirken koşardın davete
bensem sonsuzluğa uçardım
bakışlarından tanır sesinden kaçardım
dayanılmaz yalnızlığın çağrışımında
üveyk misali koşardım
aymaz dağların yamaçlarından
balkon korkuluklarında izlerdin
kilim rengi gül desenleri
kavak ağaçlarını şahit tutardın
yoldan geçen kervancı şaşardı
çöl üstünde mavi bir bulut
vaha görmüş gibi alkışlardın
tarlada nasır tutmuş ellerde
çalışmak yorulmak bu değil derdin
ay ışığının parlaklığın da
göz kamaştırır sevgin
yorgun argın dönerken
çamurdan yapılmış evlerimize
ağır bir yük düşerdi omuzlarımızdan
sevmekte yorulurdu kendince
K