Şiiri anlatmaya çalışsaydım, bunu beceremezdim. Pek çoğunuz (belki) beceremezdi. Anlamak da öyle, matematik problemi gibi kesin bir sonuç çıkaramazsınız içinden. Aynı sonuca giden üç yol yoktur. Kağıda yazdıklarınızın puanlanmasını isteyemezsiniz. Sadece hissedebilirsiniz. Koklamak gibi, duymak gibi ve işitmek gibi biraz da. Acıyı ya da neşeyi kağıdın üzerinden, içinize koymak gibi.
Elbette herkesin yazıp hissetmek gibi farklı ve insancıl yetenekleri yoktur. Kimi yüzmeye elverişlidir, kimi boksa. Kimi satrançta çok iyidir, kimi futbolda. İnsan dilerse bütün sporlarda ya da akıl oyunlarında başarılı olabilir. Ancak şiir öyle değil, doğuştan gelen güçlü bir hissiyatı önce keşfetmelisiniz. Sonra kendinizi yaşamakla beslemelisiniz. Şiir yazan insanlar hayatın içinde geride, kendinin içinde daima zirvededir.
İyi ki şiir var, iyi ki şiiri okurken hissedebilenler var. İyi ki Turgutlar, Edipler, Necipler geçmiş bu topraklardan. Daha niceleri geçsin...
K