Yalnızlığın kokusu sinmiş sokaklara
Garip bir o kadar da uysal bir akşamüstü
Kızıl gök, çamur kokan kar taneleri
Köşe başlarında buruk veda izleri
Pencereler sessiz, ışıklar...
Işıklar çekmiş üstüne umut yorganını
Kaldırımda terkedilmiş bir şiir sayfası
Belkide ait olduğu kitaptan kovulmuş
Öylesine masum öylesine çaresiz
Yorgunluktan bitap düşmüş garibim
Kaç yürekte savruldun da duruldun?
Hangi yaranın kabuğunu soydun
vurdumduymaz satırlarınla?
Hangi ayrılığın yükünü sırtladın da sözcüklerin nasır tutmuş söyle?
Sokaklar sana sahip çıkar mı sanırsın?
Bak!
İnsanlar kaçmış senden
Sevdalar bu kaldırımdan geçmez artık
Işıklar söndü, yolunu kaybettin
Anlamını yitirdin.
Mürekkebin kar tanelerine dayanmaz artık
Silinip gidiyorsun bu yıllanmış hayattan
Geriye son satırın kaldı.
Seni kaldırımlarda eskiten son satır.
"ve o gitti, ben ise buruşmuş yüzüme sarıldım"
©reşitbilen
R