Hakikat damını korku silsilesinden eksilterek aralayan,
Kainatın göze sığmaya mahir sığıntı kalan gövdesinde,
Ateşin ölürken ki doğurup yetim bıraktığı közde,
Yırtılmış ve kırık dalında kuruyan çiçeğiyle kumaşta,
Sökükte,
Yamada çırak azarlayan dilde
İnsanoğlunun anbean duyduğu
Hep birbirine benzeyen
Ve mutlak muhtaç olduğu kelime
Çırılçıplak kalırken
Kimsenin görmediği,hissetmediği,
Tatmaktan nasipsiz bir gizdir.
Çivi karanlık bir gece öper taşı yanağından,
Tarih ve ateş yoksulluğun sırtında bir elbise gibidir,
Ve eskir.
Kalem aydınlık bir çağa kor lutfeder yatağından
Şiir ölüm derdine şifa,
Ölümsüzlüğe iksir.
A