_

SİLİK ESKİZ


Çürük tahtalar üstünde yürüdüm niceleri,
Bir karıncanın adımlarını örnekledim kendime;
Düşmemek için kara gölgelere,
Görmemek için kızıl çehreleri.
Bir feryat karıştı uyanışıma,
Kanımda gezindi evrenin nice karanlığı.
Ve gördüm zincirlenmiş aklımın buruk yalnızlığını;
Bir acı daha yazıldı hayat şarkımın nakaratına.

Sözsüz tahrik, kuru ağaç...
Ve silik eskizinde sizler.
Ben buyum ve daha kötü oluyor herşey .
Çarmıha gerilmiş bir sükunet aynasızlığım,
Kırmızı bir intihar zaman ,
Beklediğim noktaları var her an.
Ve ben nice yalnız ve defalarca yalnız...

Ki işte sen geldin sonraları,
Sanatına hapsolmuş bir adama,
Rabbin sanatından bir güzel renk olarak.
Geceye bir gökkuşağı kondurdu Rab.
Hiç bir devir şahit değildi buna henüz.
Gök dayanamayıp devrildi üstüme,
Yıkıldı yedi sema yüreğimin üstüne.
Tuttum omuzlarıma yük ederek seni,
Ellerimin hizasına teslim ettim emanitini.
Ve yeni bir gök inşa oldu enkazımdan,
Yeni bir şiir doğdu ilahın sanatından.

"Sonra oldu olacak olan,
Kursağımda dizildi her ukte.
Yapayalnız arşınladım kentimi.
Ve bir hikaye son buldu içimde. "