A

sırrü'l esrar

Cümle alemin dar'ından geçmişem
Dar'ı kendi kendimle boynuma asmışam
Zevk ü Sefa'dan temenniden geçmişem
Sefa menem zevk menem
Teslim olmuşum hakikat neydanına
Almışam Gül yüzlü pîrimi yanıma
Yeşil el ile kâinatı dönmüşem
Teslim menem taş'ı da menem
Her yerde gördüğüm öz Allah tır
Varıp gördüğüm her yer hakikattır
Şevk ile gördüğüm de oydu
Cefa ile çektiğim de Allah tır
Mekân'dan geçip mekân olmuşam
Kudretin gözlerinden mazhar olmuşam
Yol dan cıkıp zatî yol olmuşam
Yol menem menzil menem
Haktır o iki Cihan'ın serveri
Bir nazar eder alemi eder serseri
Senin âşkından rüsfa ve sefil olmuşam
Hak cân'ândır cân'ân hak
Bülbül olup her zerreye konmuşam
Sene evveli sene sonrası bir bilmişem
Lâmekân kuyularından lale olmuşam
Hak menem kâinat menem
Hata kusur mendedir
Sevap günah mendedir
Dua ile vecd mendedir
Yağmur da menem güneş de menem
Yer ile gök ün arasına insân olmuşam
Kibriyadan gelen nidâlara kulak olmuşam
Öyle bir sucum vardır ki
Men hakkın izharı olmuşam
Zerredir hak küllidedir hak
Zahirdedir hak bâtındadır hak
Zerreye girip küllide ifşa olup
Batından cıkıp zahir olmuşam
Kafesi yırtıp sende seni seyran eylerem
Senin gözlerinden kendimi seyran eylerem
Sende hakkın en güzel varını görürem ya cânân
Yoksa sen bilemedim, meni yaradan mısın
©alibektaş