Kesik ve sıska kelimeleri
peş peşe sıralarken,
yedinci tabakanın dibini
sabit bir gerçeğe kavuşturduğunu
anlamamasıydı
bütün nedameti.
Esâmî silik ardında sükût kayarken,
ıslığını tuza basmaktı meşgalesi.
Tepelerde özgürce dolaşan
kestane kokulu karacasına rağmen,
teras katta
hiçbir zaman
köpüğüne gülümseme konduramayacağı
bir fincan kahvenin
kulpundaydı batık rüyası.
Tutuk cazibesi
buruk ve suskundu artık.
Zamirdi,
Saatsiz bir koldaki saliseler gibi
yok hükmündeydi zira
kalbe dair mesafesi.
M