.

siyah gelincik (kuzularım merida ve asral ile)

bana yeter
‎karanlık dünyanın çiçek kalplileri...

‎kim nereye  dönse
‎şeytanın tıkırtıları
‎ben düştüm gül kokulu dost bahçesine neyse ki...

‎bilmez misiniz?
‎kimse kimseyi duymuyor
‎sanki hayat,  kurşun askerlerin
‎geçit töreni
‎insan ise anlaşılmamaktan  şikayetçi..

‎gerçi
‎hepimiz yenildik zaman zaman  hülyalara.
‎köroğlu gibi kör olduk kimi zaman
‎kimi zaman aşık veysel gibi dertli...
‎uğurladık sağlıcakla sağır  dostları neyse ki...

‎çıkar sizin olsun
‎hırs sizin , tamah sizin, kin sizin ...
‎bana yeter
‎karanlık dünyanın çiçek kalplileri...

‎Bana yeter
‎Düşünce kaldıran iki el...

‎O eller kanat olur bana
‎Bile bile itildiğim her yamacı döndürdü
‎Neyse ki...

‎Gerçektir
‎En büyük yaralarımızın en sevdiklerinizden bize miras olduğu
‎Alıştık zamanla düşe kalka...

‎Biliriz
‎Beklentilerin aslında birer yük olduğunu.
‎Yakılır yıkılır kentler
‎Sıçrar alevleri can evlerimize
‎Meğer kundakçıları biz yetiştirmişiz...
‎Bizi her yangından göz kırpmadan
‎Kurtaran dostlar biriktirmişiz neyse
‎Ki...

‎Kimin olursa olsun dünyanın mülkü
‎Büyütsünler besledikleri nefreti
‎Bana yeter
‎Avuçlarıma serçeler konduran dost eli.

‎Bana yetti densizlikler
Dengesizlikler...
Bu senli benli cümlelerin gururla yontulmuş sivrilikleri,
Canıma tak etti!
Kalbe açılan boşlukların girmesi,
Kalbimizi açtığımız insanlarla aramıza
Ve her adımımın intihar etmiş olması o boşlukta...
Sahtelikler, bi suikastçi gibi canıma kast etti!
Ama bak,
Asıl olanı birer yıldız gibi ilan eden bu karanlık,
Hasım olanları da bir bir ifşa etti.
Neyselerimin içinde ki neysekilerim
Neyse ki bu yolculuk bana, sizi getirdi.
©.üzmbuğusu