Oturuyorum gül bahçelerini,
Bir gün doğar gibi izler iç sesleri.
Yorulmuş benliğin altında yatan üç beş karınca
Taşıyorsa bir şeyler, bu yük bana çok fazla.
Üstüne düşer gölge bulutların gölgesi,
Kaçarken uçuruma sürüklenirsin günün ertesi,
Batar çiçekler avucuna ve kanarsa yüzünün derisi,
Suçu onlara at, yüzüne dokunma.
Ben yağmurlar olmadan kuraklığa tutuldum,
Kaktüsler bile kurudu toprağında, bir kalan
Batırmış iğnelerini gözyaşlarına ve yeşermiş papatyalar,
Yokluğunla, yokluğunun biraz var yok aralığında.
A