Ben kaç defa ruhumu cesedimde bıraktım,
Nefes almak ve uçmak istiyordum önceden.
Sana nasıl demişler, ne anlatmışlar, baktım.
Demek ki, gözyaşların süzülürmüş inceden;
Ve sen göstermezmişsin, kuyunun o yüzünü.
Esirgemezmişsin hiç, zalimlerden, sözünü.
Yüreğinde binlerce fırtına ve curcuna;
Hayatta kalmak bile artık ucu ucuna...
Yetimlerin âhını bilmeyecek kaldı mı?
Seninle bu dostunu biri satın aldı mı?
E anlat be, ne vardı, sanki zehir bulaştı.
Senin kalbin ve ruhun, ah, nelere alıştı!..
Sesinden ince bir ney yükselirken adımla,
Bu yolları nefessiz ve yavaşça adımla.
Sesine kulak ver hem, yıkatırız geçmişi,
Artık ayırt edemez ayıklarla içmişi...
©lahuting
V