Artık eski güneşler yok
Olmayacak artık
Sarı ziftin tene dokunuşu
Kusacak içimizdeki hayali, hayali bir insan
Sonra sana kelimeler getireceğim
Konuştukça susan, bıkkın kelimeler
Sonra, diye olmasa da birşey geleceğim
Çalınan duygularla valizimi doldurup
Geç olmadan geleceğim
Soğukluk girmeli aramıza
Dağ eteklerinden akan su gibi
Soğuk ve saf, soğukluk
Heyecanlanmıyorum artık güneşe, yaza
Terden şikayetçi değilim,
Her yanım buz tutmuşken
Dinleyin bendeki suçluluğu
Kırgın ikindi benim değil
Susadım karınca iştahımla okyanuslara
Damla birikintisinde yüzsemde
Susadım
Yürüyorum
Kızıyor bana küstah karanfiller
Soğuğu düşününce haykıran bulutlar
Koşuyorum güneşin soğuğuna
Başım eğik olmazlara, bitmezlere
Şaşkınım kollarım bağlı
Bir yanım cennete gitmek
Bir yanım gözlerimle tutunmak hayata
Yürüyorum
Cennete gitmek için ölmek gerek
Melekler kol gerer uzuvlarıma
İblis zincire vurur ayaklarımı
Yürürüm sanırım
Bir şehrin uzak ve olmayan semtlerine
©kuğu
K