gamzelenmiş yanakları soğuktan kızarmış
hafiften damlayan burnunu çeke çeke
koşturuyor du parkta küçük bedenini
yokluk varlık umrunda değildi
salıncak direğinden olabildiğine uzağa atlamaktı onun derdi...
kısa pantolonunun paçasını ve birkaç yeri
kağıt topladığı arabanın demirine kestirmişti
diğer çocukların düşünce ağladığı yere o
oyun olsun diye atıyordu kendini âdeta
hayat sillesinin yanında hiçbirşeydi çünkü bu
o mavi çakmak gözleriyle bana
biraz mahçup birazda sevgi dolu
kaçamak bakışlar atıyordu ...
minnettar olduğunu sezdirmek içindi bu..
etraftaki çocuklar ile koşup düşerken bile
birilerine olan borcunu ödemeyi düşünüyordu
dışı küçük içi yaşlı sokak çocuğu
gıpta ile baktım yüzüne saatlerce...
ona aldığım bir simit cebine sıkıştırdığım birkaç kuruş onu bütün gün güldürecekti
içimdeki hırs ve mutsuzluk daha ben demeden defolup gitti bile ...
sadece kendimin duyacağı bir 'şükür'
döküldü sonunda kibirli dudaklarımdan..
nasılda özendirmişti beni kendine
yanına gidip yuvarlanarak gülücükler saçmamak için zor dizginliyordum içimdeki çocuğu...
©alihan00
A