S

Sokaklarımdın Sen Benim..

Yine aynı yollardan eve dönüyordum. Evin yakınında, çöp konteynırının hemen yanında büyük bir adamın, alfebeyi okuyan çelimsiz sesini işittim; "a, be, ce, çe, de..." Yaklaştım. Yorgun bakışları büyük ihtimal çöpten bulduğu ilkokul defterinin üzerinden yavaşça beni buldu. Çantamdaki elmayı adama uzattım ve çantamdan bir kalem alıp adamın yanına oturdum. Çekingen tavrı vardı. Elindeki defterin arka sayfalarından birini açıp, hem tek tek yazıp hem de okudum. "a, be, ce..."
Daha sonra birkaç cümle yazdım. Yazdırdım. 1 saatten fazladır orada oturmuşumdur. Yanından kalkarken çantamda taşıdığım romanlarımdan birini ona hediye ettim.
Odamın tavanlarını gözlerime hapsederken aklımda hep şunlar vardı: o adam harflerden kelimeler türetse. Bunları bir cümleye zincirlese. Sokakta yaşamış adam ne çok şeyi anlatabilir aslında. İnsanları, hayvanları, açlığı, yoksulluğu, yokluğu, soğuğu, sıcağı, yağmurları, rüzgarları veyahut fazlasını.
Sonra aklıma sen düştün, Güzel Kadın. Sen de benim sokaklarımdın. Benim üstüm başım kirli. Ellerimde, benliğimin yarattığı cinayetin izleri. Sonra yanımdan kalbinde taşıdığın çocuk geçti ve fısıldadı bana, "a, be, ce, çe..." Sonra ruhunu tenime işledin. Türettim kelimelerimi.
Sokaklarını anlatmak istiyorum, Güzel Kadın. Bir hata ettim. Terk ettim sokağını.
_____
Avcuma koyduğun kelimelerim.
Elimde kalem ve eski bir defterim.
Sokağını anlatmak istedim.
Kaldırımlarına bağımlı bir yabancı misafirim.
Ne zaman istersen söyle,
Sokağını da sırtlanır, öyle giderim..
_____