Ş

"Son Mektup"

Son mektup derinden yaralamıştı
Kadının yüreğini..
Kalbinin sersemlemiş acıları ile
Sokağa fırladı ve uzun uzun yürüdü,
Boş kaldırımlar hüznün rengine boyandı bir anda..
Gökyüzü ağır gelmeye başladı mücevher kadar zarif yüreğine..
Bedeni yorgun düştü. Ve kırık kalbinin ağırlığıyla, yığılıp kaldı orada...
Az sonra, bulutlaşmış gözlerini açtı ve kanayan yarasıyla,
Yoluna devam etti...
İlerde ki çam ağacı ilişmişti gözüne..
Yaklaştı ürkek ve usulca...
çam ağacının gölgesine sığındı..
Kalbinde ki acı ile birlikte...
Çam ağacının kokusu
Büyülemişti onu..
Derin derin çekti içine..
Baygın bir ferahlık bulmuştu
Uzun yolun sonunda..
Hayatını soluklandırmak istercesine
Ağaca yaslanıp,
Uzun uzun düşündü kadın...
Son mektupda ki yazılanları..
Kalbine işlemişti adeta satırları..
Bir zaman kendine gelemedi ..
Deli gibi sevdiği adam görmezden geliyordu seven yüreğini..
Halbuki bir güvercin masumiyetinde
Seviyordu adamı yüreği..
Cennet ırmakları akıyordu serin ve tatlı
Sevgisinin en derin yerinde...
Ağaçda ki kozalaklar aşkı andırıyordu sanki... Nasıl da mutluydular..
Çam ağacının çiçekleri yoktu ama,
Kozalakları tamamlıyordu onu.
Aşkın büyüsünü onlarla yaşıyordu.
Bir masaldan uyanmak istedi kadın.
Böyle olmayacak, belliydi..
Giden gitmişti nasıl olsa..
Yüreğini de alıp götürmüştü.. Ama gitmişti...
Yoluna bakmalıydı, yolunun götürdüğü yere gitmeliydi..
Yolcu yolunda gerek deyip..
Ayağa kalktı ve silkindi..
Üzerinden acıları dökercesine..
Hayallerini rüzgara verircesine..
Bir bıçak gibi keskin yüreğiyle
Kaleme ve kağıda sarıldı..
Yüreğinden geçenleri, acıları ve mutluluları
Yazdı sayfalara..
Yazdıkça nefesinin ateşi mürekkep oldu, kor gibi yaktı sayfaları..
Yeni umutların şafağında, yeni çiçeklerin açtığını gördü...
Ve hayata kaldığı yerden devam etti..
Bir tutam tebessüm eşliğinde...
©şaire5534