Ben çocukken güneş olmak isterdim
Güneşin parlaklığı güzelliği içimi yakardı geceleri güneş hayaliyle sabah eylerdim
ve sonra anladım ki çocuk olmak daha güzel
için temiz ferah aklım oyunla oyuncaklarla dolu tertemizdim yani
ama her gittikçe derdim çoğaldı büyüdüm annem
yani ne güneş olmamın hayalini bittiremedim ne de çocuk kalabildim
şu an anne bir çok söylemek istediğim şeyler var ki söyleyemediklerim var
Rabbim ile arasında bir sır olarak kalan denir mi denmez mi
anlaşılmamaktan korktuğum şeyler var anne
Neyse şimdi zamanı değil zamanı beklediğim o zamanın beni bittireceğinden korktuğum zamanlar var anne
yani daha ne kadar bekleyebilirim ki
ah anne keşke anlaşılabileceğimi bilsem
Zamanı zamanlarla sakladığımız o zamanlar dert midir acı mıdır yoksa ilaç mı o bile bilinmiyor anne
değer mi değmez mi beklemek
Anlatmak istiyorum bi an önce bazen ama anlaşılmamaktan korkuyorum
Çok acizim ya rabbim yardım et sabır eyle şu yanan gönlüme
yani yaşam denen ayazda ne çok üşüdüm anne
Şimdi sana söyleyemediklerim bak gaybina söylüyorum diyor ya hani şair
Ben sana söyleyemediklerimi susuyorum artık
susmalar biriktiriyorum sana ama ben yoruldum kendi içime susuşlardimdan
Yoruldum biriktirdiklerimden,
Taşıyamıyorum bak kafamın içinde seninle konuşan beni taşıyamıyorum
Patlasam şimdi zerreler halinde sen dökülecek...
Ben çocukken yağmurun damlasının toprakla buluştuğu o anı çok severdim izlerdim koklardım çok güzeldi ki cennettin kokusu gibi sanki yağmur ve toprağın kokusu sonra seni gördüm Gözlerine daldı gözlerim gözlerimiz buluştuğu o an işte bu kokuyu bir daha duydum uçuyordum sanki kanatlı bir melek olup cennetlerde
ya peki gözyaşlarimin toprakla buluşacağı o anıyı ooff hiç düşünmek istemem
Hani çocuk oyuncaklarıyla çok mutlu olur ya
Birden bire hayat o mutluluğu elinden alır ya haykırmak istersin derdini o anda anlarsın seni kimseler duymaz anlamaz görmemesizlikten gelirsin ya öyle susarsın sessizce hıçkıra hıçkıra ağlarsın sonra gizlice içine atarsın binlerce derdini işte o çocuğun elinden alındı oyuncakları ne mi oldu şimdi oturda kendine bak sana ne oldu sen ne haldesin
Ve aslında seni çok seven insanları o kadar üzmüşsün ki kırmışsın bağırmışsın veya küsüp arkanı dönmüşsün onlara bi an aklına gelir onlara koşup özür dilemek istersin ya koşup koşup gittin ama onları bıraktığın gibi değil onları bıraktığın yerde hiç kimsecikler yok bulamıyorsun ne mi oldu sen sen evet sen ölmüşsündür
Gönül gözü aşkta olanın gözü başkasına hiç kayar mi
Herkes yalnızlığı aslında bir tutam tatar bazen milyonluk mekanın vermediği huzur bir bankta yatar
altında mantık arama dil susar akıl şaşar
insan en çok zarar nerde aldıysa ilk oraya kaçar Orada güneş batar orda huzuru arar
İnsan garip varlık onsuz olmaz der onsuz da yaşar önce dilim susar sonra gözlerim işte buraya kadar....
Şahin Akdağ Söyleyemediklerim ✍️💔🥀
©amir472
A