D

Sözlerle Giyinenler

Damarlarında bir kısrak heyecanıyla
Koşturur ya şu çürüyesi korkular
İçindeki çekmecelerin birinde, kaymakta bir yıldızın
Işık saçan kuyruğundan tutup sanki
Tüm kıtaların üstüne üleştirirsin umudu.
Öyle ki yalınayak çocuklara sözlerden ayakkabılar,
Biraz mısradan yamasız ceketler dikmek üzerine
Bir şiir söylenir, yoksulluğun ayıplanmadığı güney kentlerinde.
Şu lisan anlaşmazlığı olmadan, bir anlığına aynı ırktan
Benzer renklerden ve öylesine ki bir kalpten
Kana batırılan kalemler yardımıyla yazılmış,
O özgürlük kokan şarkıları, masalsız kalmış bir kentin
Uykusuz çocuklarına söyleriz.
İçinde barınan çocuklardır bahsi geçenler.
Boş kalmış yanakları, kesik yalınayakları,
Ve anlaşılmaz garip lisanlarıyla,
İsyana gebe şu dünyada yaşamak kavgası eden.
Şöyledir ki ayrıca, Che’nin dediği gibi komünist değildir,
Hayli üşüten yağmur, ezelden beridir eşit yağmaz.
Çatılardan geçemez sözgelimi, evsizleri ıslatır.
Fakat kentleri kale kılan sözde şair ne güne duruyor
Bir iki şiir karşı çıkamaz mıydı yoksa yoksulluğa?
Yürekten dilemek yetmez miydi karışmak için sonsuzluğa?
Göz göze geldiğinde içini acıtan güney kentlerinde
Çocukların güler yüzle uyandırıldığı sahte düşlerinde!






©dertlinedm