E

Suizan

Pencereme dayadığım da sırtımı gitmeleri seyrediyorum... pamuk ipliğin den sökülen
terk edilişlerin koklayıp yere atılan çiçeklerin
hazin sonlarını çok güzelsin diyerek
kulağa iliştirilen papatyaların ayak altında
ezilisi bu boynu büküktür ardından iz bırakır
gitmelerde ki cümleler de kırılırdı.
Un ufak olurdu..tutamayacağın sözlerin
vaadlerin vardır tanığı da çaresiz liğinde
Her giden de bir parçam var seni hatırlatan
hiç gelmediğini, görmedigini, duymadığını
söylediğinde umut eden kalbimin
fısıldıyor inkarını ters duruyor du artık
Avundugum avuttugum zamanlarım
saatlerim de geçmek bilmiyor bir türlü
akrep yelkovan arasında dönse de
peşinden hep sen evrimin de
suskun ibresi sana dönük.
Kaçak göçek sakladığım yastık altındaki
birikenleri taşıyor gölgem gölgene
baş koymuş..
Yaşam kaynağımı sömüren
vedaların ardından mutlu gibi görünmek
zorunda kalsam da olabildiğince taş duvar
ördüm... güvenmiyor sadakatim de herkes
gidecek sanıyor senin gibi bırakacak
beni yüz üstü.
Suizan etmedim hiç kem sözle anmadım
adın hep taze dilim de dilim dilim dilimlerin.
Sınırlarını da aşmadım bilmediğim sevgilerin
menziline ulaşamam Nasıl geçerim diyarlarını
Enin de sonunda bırakacaktır...
Yerime bir başkasını koyacaktır
onlar da başka yolculuklara doğru
yelken açardı...
Iyiliğimi düşünenler bile gidecek kadar
gelirler sen den öğrendiğim en önemli
dersti bu cevap niteliğinde
tüm sorularımın
karşılığıydi iyiliğini düşündüm demiştin ya
sonu yoktu! sonu yok şimdi
bıraktığın her şey bana kaldı sana dair...
Ayrılıkların sehriyim ben.
karşıdan bakıp kafa çevirenlerin dönüp
baktığı kaldırımda... ayak üstü heveslerin boş sandalyesiyim...
artık...
©ebrulimsi5