Gittiğin günden beri,
Sensiz uykusuzum her gece.
Dolunay bile aydınlatmıyor,
Sensiz gecelerimi;
Yıldızların ışıltısı bile sönük,
Ve ben seccademdeyim,
Ruhum, bedenim teheccütte.
Bir ezanı şerifle gün aydınlanırken,
Fecri sabah oldu gönlümde.
Bir Allah’ım bir de sen vardın,
Bu hicranla sensiz geçen gönlümde.
Allah’ım, zikrimde sen,
Ettiğim duanın dileğinde,
Ki dileğim.
Duam arzdan yükselirken semavata,
Sen benden çok uzaklarda,
Ve ben senin gelişini,
Bir çift ışıl ışıl,
Işıldayan gözlerindeki bakışlarınla,
Gecenin aydınlığını bekliyordum.
Ama güneşin doğuşuyla,
Dünya aydınlanırken,
Benim gönül hanesi,
Yine sensiz karanlığına,
Mahkum kalıyordu.
Sensiz, ışıksız kaldım,
Nerdesin Şükran?
Her bir gün batımıyla,
Kalbime bir hüzün,
Bir acı saplanıyor,
Yokluğunda soluyor ruhum.
Dile gelen her dua,
Senin adınla başlar,
Senin hasretinle biter.
İçimdeki yangını,
Sadece senin sesin dindirebilir.
Ey uzaklardaki sevgili,
Kalbimin en derininde,
Bir sana ayrılmış bir yer var,
Ve bu aşk, hiçbir zaman,
Unutulmayacak kadar gerçek.
Sana dair her anı,
Gönlümde bir yıldız gibi parlıyor,
Ve ben, gözlerimi kapattığımda,
Seni düşünüyorum;
Öyle güzel, öyle naif.
Sensizliği kabul edemeyen kalbim,
Her gece dua dua,
Senin gelişini bekliyor.
Bir gün, bir gün gelecek,
Ve ben, yeniden,
Aşkın ışığında yıkanacağım.
Nerdesin Şükran?
Hasretin ateşiyle yandığım bu gece,
Birlikte geçireceğimiz,
O güzel günlerin hayaliyle,
Sabırla bekliyorum,
Kalbimde bir umut,
Sevdanla dolu.
©hasanbey.
H