M

SURETSİZ TABLO

Suretsiz bir tablo gibi asılı kaldım harabe bir aş evinde.
Kilit üstüne kilit vurulmuş ambardaki
küflenmiş azıkların filizlerindeyim artık.
Meskûn bir mahalde, metruk bir eski kapıyım yitik aşklar￾la çiziklenmiş.
Kırk dününün bir bugününe hayran kaldığı bir ömür hikâyesiyim.
Bir asır sonrasına kurulu köstekli bir saatim,
daha dün ölen eskicinin paltosunun
sır cebinde.
Bir yazı turanın şans terazisinde
kütlesine yenilmiş bir külçeyim.
Gece kondu,
gündüz söndü,
ateşböceğinin kanatlarındayım artık.
En coşkulu dalgaların ardından su yüzünde yalnızlaşmış
bir karpuz kabuğuyum,
neşeden arta kalan.
Yurtsuz, hanesiz bir yolcuyum.
Tasına, tarağına,
Makasına, çakısına
hasretim artık.
Ahşap sandıklarda tütsülenmiş mendillerin daimi konuğu￾yum ben.
Kenarı yakılmış saman kâğıdı mektupların
silik kelimelerindeyim artık.