SÜRGÜN
Üstümü örterken annem
Ben karanlığıma dönüyordum
Bulanıklaşırken saatler
Düşler kuruyordum
Ama hiç
uyanamıyordum gözlerinde
Hep karanlıktı her yer
Dalıp gidiyordum
Ve üşüyordu koynumda
Düşlerim
Yer yer sağnak halindeydi vakit
Güz'ün en yılgın
Günleriydi
Çekip gittiğin zaman
Sararan yaprak
ve küflenmiş saman gibi
kokuyordu sokaklar
Buğuluydu gözlerim
Her yer karanlık
Saatler bulanık
Zamanda çaresizce
Bekliyordu seni
Mevsimler ısınamıyordu
bir türlü
Ve derken
perdeler çekiliyor du
Bebekler ölmüş annelerinin
göğüslerini emiyordu
dört parçaya bölünüyor du yüreğim
Sürülüyordum memleketin
Bir ucundan bir ucuna
Boynu bükük kalıyordu
Bahçede ki elma ağaçlarım
Gökyüzünde akan kanın kizilliğı
suretinde sınırlar çiziyor
Mayınlar ve dikenli tellerle
yasak kılınıyordu yaratıldığımız toprak
Belkide bir baş kaldırıydı
küfürlü duvarlara yazdığım ismin
Ve çizdiğim semboller
Zafer çidamal
©zafercidam
Z