P

Surlar

şu yüce surlar sığınaklar
bilir miydim mezarım olacağını
ben ki nice savaşlar galibi
nice kalenin fatihi
hak ettim mi gerçekten bu talihsizliği
şimdi o duvarlarının baş köşesinde
tahtadan bir kazığın üzerinde kesik başım
gösterişi seversin sen bilirim
ondan teşhir ediliyor yanmış yaralarım
bedel de ödemezsin asla
ondan demir değil tahtaya asılıyım
çaresizce seyrediyorum kalan enkazları
işte beni yerleştirdiğin sirkte
ben düşürüyorum sanmıştım tüm savunmaları
bir bir ne de safmışım gerçekten
aslında kendi elimle verdim sana
şu an senin elindeki kafamı
kafamı da alamadım senden hiç
hiç alamadığım gibi bedenimin kalanını
rüyalarıma girdin günbegün yanaştın
yalnızlık kılığına girip yatağımı paylaştın
bazen sigara oldun yandın
bazen kalem oldun yazdın
bazen de ecel oldun ama
heh bi canımı alamadın
ne yazık ama dünya tersine dönmüş
kesik kafalar bile konuşur olmuş
tabi kendi kendime hep bunlar haklısın
ama olsun be o da yeter
zira ben kibirli bir kraliçe değilim
elimde bir şeyim de yok
hatta kalbim bile
yine de alamıyorum ya kendimi suçlamayı
unutturmuyor bu izler mirasını
domino gibi lan hepsi bi yerde
sen birini kırdın o da binini
hakkını vereceğim ancak
hakkın da kaç gramsa
bu savaşçıyı paspas ettin kapında
kestin biçtin her tarafını
sonra kendin dağladın tüm o yaraları
valla nasıl anlatsam bunu
başta çok acıttı ama sağol
bu sakat hala yaşıyorsa da sayende
sakatlığını her ne kadar sevmese de
kalbim hala sende ve sen onu unuttun
ben de unuttum kalbimin verdiği hissi
alıştım da artık yaptıklarına
yattıklarına
ama son bir ricam var senden
lütfen biraz merhamet edersen
bana olan oldu artık çok geç
ancak çocuklara o kadar acımasız
barbarca davranmazsan sevirim
senin de sefaletin yakındır.
©peranga