Doğumum dan bu yana damgalanan mahkumiyet
Güzelliğini zincirler ardında bir kere bana teslim et
dayanamayacağı bir zulüme neden maruz bırakılır bu güçsüz beden
Anlamalıydım senle yollar ayrılır bunu bilirim kendimden
Mücevher yoksunluğunu kazma küreksiz terkeder
Bulunuşunu keskin hatlarıyla bir tablo da resmeder
Özgürlüğünün unutmamakta sesi pek gür
Uğrunda tutsaklığın minnettarlığı ölümden çoktur
Fırtınalı iki çift söz masmavi gökyüzü altında
Durumum da divane bu hangi sevgi katında
Nasıl bir değişim aratır güz yaprağında ilkbahar
Ruhum esrarengiz bahçesinden bu kez ölüm satar
©yenilikçi
Y