E

SUSTUM

Bakma sen bana ben hep böyleyim
Mutluluğa ramak kalmış sevdalardan geldim sana.
Hep kıyısından döndüm hayatın, ve mutluluğun.
Baharları düşlerken, kara’kışlarda avuttum üşüyen yüreğimi sensizliğimi, kimsesizliğimi.
Kalabalıklardan kaçışım bunun için bu yüzden.
Dedimya ben hep böyleyim, tam unuttum diyorum.
Gülüşün geliyor aklıma, bir kuşun kanadı kırılıyor, bir çoçuğun hüznü düşüyor yüreğime, içimde ta derinlerde bir yerlerde soluyor mevsimsiz güller.
Gögsünün tam orta yerinden vuruluyor tüm umutlar, saklıyor güneşimi zifiri karanlıklar.
Dedimya bakma sen bana aldırma ben hep böyleyim.
Yüzümde ağlamaklı, ve birazda kaybetmişliğin, yitirilmişliğin gülümsemesi.
Soluğu tükenmiş bir cana, canıını verircesine seni anlata tüm cümlelerden kaçtım.
Yoksuzluğunda depreşen yaralarımı görme bilme diye kalemi kırdım sustum.
Sustum, mazide bıraktım her’ne varsa sana dair, bize dair.
Bir bir yırtıp yaktım her’ne varsa seni yazıp seni anlattığım.
Adını anan dudaklarıma kilit vurdum ‘ lal ‘ oldum, sır oldum.
Ve zaten o seni çok sevdi diye hasretinle yanan yüreğimi soğuttum.
Sustum...
©eminbarut