Altından sular akmayan köprüleri öğrendim kendi diyarımdan ayrıldığım zaman
başka diyarlar gördüm diye sevinirken
ne boş, çarpık şehirler, köprüler, insanlar...
Öğrenmeseydim bunları kalsaydım doğduğum yerde çünkü her gördüğümde çok özlüyorum...
Sonra nice sular geçti ben balık tutamadan, kıçımı toprağa koyup yakamadan sigaramı, tutamadan misinayı...
Tabiata girdim yine gece vakti
apartman dairesinde, kalorifer yanarken, sıcak yatakta...
Sen, yusufçuğa bak helikopter yap,
Sen, maymunu al uzaya gönder,
Sen, kediyi köpeği al tekmele, besle...
Onlar sana insanlık öğretsin, eşitlik, sevgi, sadakat, stres...
Hem asyalı, hem beyaz, hem siyah hayvanlarız biz, panda gibi masum değil, köpek gibi sadık değil...
Nasıl da canımı sıktı bu durum...
Neyse yarın müşteriler bekler...
Zaten nevresim mürekkep oldu ben yatıyorum.
©sec
S