Tam da o vakitti seni dizelerime yazmaya başladığım,
Ardından bakıp derin bir iç çektiğim,
gözlerine bakakaldığım, baktıkça ruhunda kaybolduğum.
Sokak lambaları, kaldırım taşları, gökyüzü tek şahitlerim.
Seni delicesine seveceğim zaman tam da o vakitti.
Tam da o vakitti içimi yiyip bitiren bakışların.
Falında bütün yollarının bana çıkması,
Hiç bitmeyen çocuksu gülüşlerimiz, sımsıkı elele tutuşmamız.
Paslı duvarlar, saksının içindeki çiçek tek şahidim
Elini hiç bırakmayacağım zaman tam da o vakitti.
Tam da o vakitti seni dizelerime sığdıramadığım,
Yazdıkça kavrulan kalemim,
Delicesine dolandığım, yürüdükçe seni bulduğum.
Geceye yorgan olan bulutlar tek şahidim.
Seni sonsuza kadar yazacağım zaman tam da o vakitti.
Tam da o vakitti seni içime sığdıramadığım,
Sığmadıkça taştığın,
Ellerini tutup, tutuştuğum.
Bütün şehir şahidim.
Seni hep saklayacağım zaman tam da o vakitti.
Tam da o vakitti seni hep sevdiğim,
hiç eksilmeyen sevgimle seveceğim,
Bir önceki günden çok, bir sonraki günden az.
Yıldızlar, gezegenler, bütün evren şahidim.
Seni hep seveceğim zaman tam da o vakitti.
©geceyazarı
G