Yürüdüm,
Karanlık çöktü ve annem demir perdeli balkondan seslendi.
Düşmüştüm belki de uçmuş.
Evim hala ara sokakta.
Haytanın biriydim ben,
Çöpleri karıştırmasın diye et çalardım köpeklere.
Evet,bu bir günahtı.
Fakat ben beyaz ayakkabıların boyanamadığını düşünüp üzülüyordum.
Her şeyi gördüm.
Simitçi hiç susmuyor,
Rahmet satılıyor pazarda "buz gibi soğuk su"
Dedem'den kalan saatin camı kırık,
Ve artık ben zamansızım.
Bir gün eve gelmiş babam,
Ayağını dışarıda unutmuş,
Korkuyor o da tıpkı benim gibi annemden.
Sırtlanlara söz geçiremiyorum,
Ben de ruhumu kıyılara vurmuşum.
Doğruysa şayet, iki kere iki dört ise,
Neden önümde binlerce çiçek açar.
Neden kırlangıçlar,
Benim dağlarıma yuva yapar.
©pervasızım
P