Kapıyı görenler yavaş yavaş toplanmaya başladılar.
Köpek gezdirenler, yaşlı çiftler, genç sporcular...
Sabahın erken saatinde orada yürüyüşte, koşuda olanlar işte....
Bakıyorlardı tanıdık, basit, bir o kadarda, karmaşık ve gerçek dışı bu kapıya.
Yani bir kapı nasıl bir anda her sabah geçtikleri bu sahil kenarında var olabildi ki?
Kim neden böyle bir kapı yapsın?
Aslında ben sadece sana bakmak istiyordum.
Şiirler de öyle istiyordu bence, seninle bakışmak.
Ama gerçek dışı gülüşün her şeyi alt üst edebiliyor.
Ben ve şiirler bu yüzden çekiniyorduk.
Zaten gelmedin.
Bu da tüm bekleyenlere -şiirlere ve bana- iyi haber bile sayılabilir.
Çayımdan bir bardak daha koydum ve dedim ki "kocaman bir kapı olsa..."
Yanına yaklaşmaya korkuyordu herkes.
Gözlerini kapıdan alamıyor ve karanlık onları büyülüyor gibiydi.
İçlerinden biri polise haber verebildi.
Çayın son yudumunda kendimi bu halin güzelliğine gülümserken buldum.
Baş başayım kendimle ve sen olmasan da harika bir zaman dilimi armağan ettin bana.
Yine de şiirlerdeki çoğu mısrada yüzün canlanmadı değil...
Kapının dört bir yanını asker, polis güvenlik şeritleri ile çevirerek insanların yaklaşması engelledi.
Deniz tarafında da askeri botlar vardı.
Oradan bakanlarda kapıyı aynı karanlık ile görüyorlardı.
Açık bir kapı ve her iki yanı da sanki sonsuzluk derinliğinde.
Telsiz konuşmalarından anlaşılan kapıyı devirmek için ateş açacaklardı.
Silahlar doğruldu, ardından büyük bir gürültü duyuldu, her yer toz duman oldu.
Fakat hiç bir şeyin değişmediğini anlamak o kadar da uzun sürmedi.
Kapı hiç zarar görmeden duruyordu.
Sigara yakmak için kalktım ama kocaman bir taş var gibi üzerimde.
Bacaklarım titredi. Göz kapaklarım yarı yarıya kapalı, hissediyorum.
Odam aydınlık olsa da panjurlar yarıya inmişti işte.
Yarım adımlarla ancak ulaştım balkona.
Bu nasıl soğuk?
Neden rüzgar esiyor?
Şehir hala ölümlerini sayıyor mu?
İnsanlar umudunu nereye saklıyor?
Bu kadar güzellik varken bu kadar kötülük neden var?
... Bitmeyen sorular sonunda dedim ki, kapı olsa bir tane ve insanın üzüntüsü bir taş gibi ağırlaşırken bedeninden çıkıp gitse o kapı da kaybolsa...
Yıllar geçmiş besbelli herkes alışmış koca kapıya kimse farkında bile değil ama üzüntüleri daha kısa duruyor içlerinde.
Kapıdan geçen kayalar oluyor küçüklü büyüklü...
O gece uyurken kocaman bir kaya çıkıp bedenimden duvarlardan geçip kapıya doğru gidiyordu, ben görmedim.
Balkonda şiir okuyan bir adam görmüş. Sigarasından çıkan duman uçuşmaya başlamış.
Göz kapakları kapanmış gibi.
©hayyam07
H