1920 yılında, topraklarımız işgal altındaydı,
Fransız kuvvetleri, haksızlığın ve hukuksuzluğun pençesindeydi.
Adana, Osmaniye, Tarsus, Pozantı bölgeleri yanıyordu,
Kasaba ve köylerde masum insanlar ölüme terk ediliyordu.
Rahmiye Hanım, Raziler köyünden bir kadındı,
İçindeki öfke büyüyordu, adaletsizliğe karşı isyan ediyordu.
Her yerde masumların çığlıkları yankılanıyordu,
Mücadeleye katılmaya karar verdi, milis güçlerine katıldı.
1920 Şubat'ında, Hasanbeyli civarında bir savaş vardı,
Rahmiye Hanım, şimşek gibi savaşın ortasına daldı.
Fransızlardan 80 tüfek ve 2 makinalı tüfek ele geçirdi,
İki arkadaşı şehit düşmüştü, ama onları bırakmadı.
1 Temmuz 1920'de, Osmaniye yanıyordu,
Fransızlar şehirden çıkarılamıyordu, direniş sürüyordu.
Tümen komutanı, Fransız karargahını ele geçirmesi için görev verdi,
Rahmiye Hanım, geceyi beklemeye karar verdi.
Ama aklına takıldı, gece beklerse takviye kuvvetler gelebilirdi,
Kararını değiştirdi, çetesine saldırı düzeni aldı.
Fransızlar panik içinde ateş yağdırdılar,
Rahmiye dimdik durdu, çetesiyle birlikte siper aldı.
Döndü çetesine, "Ben kadın halimde düşmana saldırıyorum,
Siz erkek olduğunuz halde yerlerde sürünmekten utanmıyor musunuz?" dedi.
Dağlar yankılandı, sesindeki öfke dağlara vurdu,
Sıra sıra kalktılar, rüzgâr gibi dalıp Fransız karargahına girdiler.
Karargah yerle bir oldu, Rahmiye Hanım gülümseyerek yattı,
Al kanlar içinde, ama zaferle dolu bir gülümsemeyle.
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun Tayyar Rahmiye'nin,
Bu destan, direnişin ve cesaretin simgesi olarak gönüllerde yaşayacak.
Ruhu şad olsun, mekanı cennet olsun,
Onun gibi kahramanlar sayesinde yaşıyor bu millet bu vatan Dalgalanıyor Bayrak. 🇹🇷
©hasanbey.
H