Sen yaşardın kalabalıklar içinde neşeyle,
Nice çiçekler açardı sevinç bahçende.
Koklardın rengarenk güzellikler yüreğinde,
Eşsiz bir cennet edinmiştin kendine.
Hiç düşünmedin mi seni bekleyen yalan dünyanın hiç değişmeyen gerçeğine,
Yalnızlık ülkesinde kalacağın son kalacağın yerin tek kişilik bir hücre, ya cennet ya cehennem.
Ölmeden cenneti yaşayan tuçar olmaz cehenneme,
Ah, bir bilseydin iştiyakla gideceğin yere.
Çünkü o seni bekliyordu sayılı nefesinde,
Ama sen daim habersiz yaşadın sevincinde.
Sen yalnızlığı hiç düşünmeden bu devran,
Sandın ki hep böyle gider diye nefsine köle,
Yalnızlık ülkesinde kalacağın son kalacağın yerin tek kişilik bir hücre, ya cennet ya cehennem.
Görkemli saraylar bile kalmıyor yerli yerinde,
Hiçbir muhkem yer kalmaz, sonu hep virane.
Ömür dediğin, hayatımı yaşıyorum, bilmez ki divane,
Verince son nefesi göreceksin, seni bekleyen hücre, pişmanlık fayda vermez, dönüşü yok keşkelere yaşam tercihin buydu,
Yalnızlık ülkesinde son kalacağın yerin tek kişilik bir hücre, ya cennet ya cehennem.
Dünya sana cennet, yaşadın ölmeden önce,
Her bir şeye hükmettin, tek bir nefsine köle.
Yenilgi ancak böyle bir şey, ansızın ölüm gelir, ruh bedeni terk edince,
Beden toprağa düşünce, yalnızlık ülkesinde son kalacağın yerin bir hücre, ya cennet ya cehennem.
©hasanbey.
H