E

Temmuzlu Gece

Suçlayıcı bakışlar konuşmaların
ardından gözlerini kapatmak ister gece sol yanı
Ağrıyan mavinin de son gecesidir belki de !
Gündüzün telaşı ile yorulur dengesi sabittir
Gitmek ile kalmak arasında savaş
Verir gözlerim aktı yine başladığı yere geri
dönenler gidip te dönmemek te var
Gelip te görememek varmış...
Görevimizi tamamlarken misafiriz,
nöbetçisi, bekçisiyiz evrenin
pencereye damlayan yağmur
birikintisi sırılsıklam ıslanır rengi ağarırdı.
Damlalar karışır
Soru işaretlerinin bugusuna kaç
Soru sorulmuştu sığdirilmişti ki cevabı eksik
kalan muhakkak
Acı çekmelere ten alışıktır bir evin
penceresin de hep el izi vardır
Uzaklara bakan, yansıması görülür
yansımasına yansır
Kalabalık şehirlerin yalnızlığıdir gözetlerken
Masa üzerinde akşamdan kalma soğuktur
kahve tirbuşon kağıdı üzerinde
dökülmüş sayfalarına ah çekerdi
Birşey söylemek isterdi sanki !
bir öğle vakti yüz üstü bırakan
Sevgiliye sitemliydi ; temmuz da yapayalnız
Arkasını dönüp giderken çaresizdim
ben de.. neden hep bu gitmeler cumaya
denk geldi ki en mübarek gün
bir imtihan gibiydi sanki
Çatısı oluk oluk buz tutmuş solmuş
rengi rüzgarların da bağrı yanıkti sen gittiğin gün
yaz olsa da üşüdüm ben
tanır esen yılları misal rüzgar lar da
Süpürürken yolları kıyamaz basmaya
ıkimizin geçtiği o caddede durur öylece kalakalır
hayallerini toplar
Kırıklarının .Bir ayağı çukurda
günleri sayılı takvim yapraklarında
uyutmayan günlük tutan
şarkılari vardı yazılmayan besteleri öksüz
kaldı repertuarimda gizliydi
Dolunaydaki yıldızlar şahit emanetti
parlarken
Ay bakmam için sana ışıldar
hep sanki ta şurada yukarıda
iki yıldıziz biz
©ebrulimsi5