Y

tk

deliler gibi faytonlar ağışı göğe
gösterip aynasından bakıp bakıp suda yüzlerini
birden nasıl saçları kızıl atlılar gibi ıtırlaşıyor
birden
kuşlar gibi kaldırımlarda ıslak beton
ayrıksı bacaklar evrensel bacaklar kızıl atlılar!
yaralı bir at kanadınında vurulmuş bir kuş gibi kar
az buçuk hafiften karnı içine geçmiş
bağırmadı
kişnedi
yular gibi azgın hayvanlar gibi kızıl atlılar
nallarına yapışkan sümüklü böcekler
ah ne yazık!
ne yazık ki ona
dörtnala giderden kara fayton ağışı göklere
sıçrayışla deli divane yeryüzünün o ışıltılı
bembeyaz sulara dalan o kızıl atlılar.
nal sesleri yükseliyor durmadan hızlı hızlı
ah, ne garip!
ah, ne yazık!
atlılar atlılar kızıl atlılar
kızıl atlılar atlılar atlılar
ağışı göğe kızıl atlılar atlılar
kızıl atlılar kızıl atlılar
atlılar atlılar
kızıl atlılar
atlı.
rüzgâr kanatlı uçuşlar gibi beyaz bir kar
akar suyun sesini dinledi
çayır çimen yeşillendi
renkler soldu
ağaçlara yapraklar savurdu
o deli fişek şey kızıl atlılar
gölgelerde tek tük yüzler
gölgelerse yansımasız göller...
kara suyun içinde kapkara bir aydınlık
ağlama
ağlama deli kuzgun
ağlama çeşme diyarı
ağlama kızıl atlılar
ağlama.
©yeniciler