Yüreğimde taşırdım seni, kırık dökük sokaklarınla,
Her köşe başında çocukluğum bekler duvağını rüzgârla.
Bir tahta salıncak, bir çamurdan kale,
Ah memleket, ömrümde en saf masal sendin aslında.
Toprağında yürürken dua dökülürdü ayak izimden,
Her taşın bir hikâyesi, her rüzgârın bir ezgisi benden.
Yoksulluğun bile sıcaktı, paylaştıkça zenginleşirdik,
Bir tas çorbayla dost olunurdu, ekmek bölünürdü candan.
Yaz gelince arpa buğday, harman kokusu sarardı sokağı,
Tandırda pişerdi analar, suskun sevdasını yufkaya.
Balkonlarda söylenen türkülerle uyanırdı sabah,
Her kelimesi memleketti, her ezgisi sıla, her nota vefa.
Yıllar geçti araya hasret düştü, gurbet örttü üstümü,
Fakat ne zaman gözyaşı aksa, aklıma sen düşersin ilkin.
Bir bayrak kadar yüce, bir ezan kadar yakınımsın,
Ey memleket, ben senin toprağında yanmış bir şiirim.
🇹🇷📜🌾
©sır.ma
S