al al olmuş yanakların
gamzesinde demlendik
sebebsiz günahların altında
biz yağan yağmurla mutluluk dilerdik
doğru bildiğimiz ne varsa
yanlış insanlar'dan öğrenirdik
öğrendiğimiz yanlışlarımız
huzuru çağırırken masamıza
biz hüzünle yarınlara sürüklenirdik
galibiyet'e hasret takımlar tutar
besteler söyler mağlubiyeti severdik.
küfürler savuran dudakları
duyar edebimizden cevab vermez güler geçerdik
çocukla çocuk olup adamlıgımızdan ödün vermezdik
bu yüzden hala ağaca takılan uçurtmalarım
hersene boy atan kavak ağacımı terk etmezdi
hayallere aldanan gençliğim bir potre resim ile
gelmeyecek sevgiliy'e düşler kurup vazgeçmezdi
sabrın sonu selamet diyen babamın
sözleri kulağıma kazınsada
sevemeyecek olan bir kadının nazına
kimse bu denli beklemezdi.
Niyayetin'de ben'de beklemedim
sekiz yılı hibe ederken gözlerine
aşkı sevdayı tek olan daim olan
ALLAH'a vermeyi Öğrendim
Çaresizlik Kaygısı Düştüğünde Yakama
Açılan ellerin Masumiyetiyle
Tohum Olup toprağımdan Filizlendim.
©atilla0330
A