I

Toprak Ana

Bir güz vakti
tatlı bir esinti sabahı
büyük bir yük hissetti böğründe.
'Kinliydi insan
savurgandı insan
gelip geçici sinirine
tahammülsüzdü insan.
Kan kokuları
bir sabah vakti
kapladı bedenini.
Ne güzel şey koklamak seni
ey meltem sabahının
en narin esintisi.
Kirletti insan dava uğruna
kirletti insan namus uğruna
ve kirletti insan bedenimi
kirli elleriyle pay edinemeyip.'
Düşünmeden edemedi
üzerinde gezinen
o en ruhsatsız
o en intikam kokan
kan lekesini.
En lezzetsiz sabahlara uyandı.
En tatsız sabahlara aşerdi.
En küstah zamanları sevdi.
En zevksiz oyunları sezdi.
Böyleydi insan
bir güz sabahı,
çıkar evinden ve
bilmeden yürür tatsız bir güne.
Ne iyi düşleri vardı.
Kan yerine neşeyle süsleyecekti
Kestane yerine çam ekecekti.
Bir çınarın gölgesinde serinleyecek,
bir ağacın meyvesini yiyecekti.
Alıp götürdü onu bir intikam
dili kulağı olan toprak ananın
bağrına.
Kan susamış insan
bilmeden yürüdü
kan tepsinin üstünde..
©ismaill.