Hasret kokuları var yine havada...
İçim içimi yiyiyor senin yokluğunda...
Göz yaşlarım çöl misali kurumaya başladı...
Yorgun düşüyor artık bu bedenim...
Bir çiçeğin soluşu gibi...
Bir güvercinin kanadı gibi kırık kalbim...
Umutlarını yetirmiş bir çocuk gibiyim...
Fırtınalara yenik düşmüş bir tekne misali...
Bir o yana bir bu yana çarpar durur bu bedenim...
Tut ellerimden yeniden kaldır beni...
Yeniden gülümset beni bu acımasız hayata karşı...
Yüzümde özgür kuşların sevinci olsun...
Ne kadar zorluklar olursa olsun onlarla baş etmeyi öğret yeniden bana...
Sağlam bir duvar misali ayakta durmayı öğret...
Ne zorluklarla olursa olsun sevmeyi sevdiği kişi için elinden gelen herşeyi yapmayı yeniden öğret bana...
Tut ki ellerimden bu acımasız hayat bana gülmesin...
Yenik düştüğüm için sevinmesin...
Sevginin bir insanın hayatında neler değiştirebileceğini öğrensin..
Yeni baştan tut ellerimden ve gülmeyi öğret bana...
Tut ki hayat'a karşı bakabileyim...
🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹
©şewatari
Ş