evim bu akşam bir ayrı soğuk
sobayı da yakmıştım oysa
nerden geliyor bu soğuk yel diye düşünürken
birden düştü aklıma gidişin
bundandi demek ki
bundandi evimin soğuk isyanı
durdum öyle soba başında
ellerimi ovuşturdum daha fazla ısınmak umudu ile
olmadı çünkü sıcaktı ellerim
nerden çıktı bu soğukluk diye düşünürken
masamda kalmış kahve fincanı ile
şiir defterin ilişti gözlerime
yürüdüm senden kalmış son izlere
dokundum defterine açmadım belkide açamadim sonra fincana baktım
sevgiler gününde almıştım sana
son sevgililer günümüz olacağını bilmeden
sonra şiir defterine baktım açtım ve yazdığın son satırları okudum
"yüreğime batan bir şeyler var
bu kadar mutluluk belkide fazla bize"
sonra kızma ama güldüm satırlarına
ikimizi düşündün diye sevinecektim oysa ama fark etmediğin daha doğrusu bilmediğin birşey vardı " mutluluğun fazlalığı yoktur hak edilmişliği kadarı vardır "
ışte bu hayatta aciz kaldığımız nokta tam da buydu mutluluğun tutarsızlığı
fazlası korkutur azı ise içten içe öldürür bizi.
G