O

üç harfim

Yağmurun yağmaya, güneşin doğmaya mecbur olması gibi seviyorum seni. Bu mecburiyette hiçbir ayıplanacak yan yok. Çok bilmişlerin doğa kanunlarına pay biçtiği yanımla seviyorum. Kim koymuş olursa olsun yüreğime sevda için dönen çarkı. O eylemi sahiplenerek seviyorum. Öyle bir mecburiyet ki yemekten içmekten doğmaktan ve ölmekten daha elzem bu. Bir ressam gibi tanrı ilk fırçasını sürmeden önce o bomboş tuvalde de yazılıydı ve kaç tane parelel evren var olursa olsun tek değişmeyecek olan mecburiyet bu. Sen bensin zira benim en kallavi aynamsın. Kullanmaya cesaret edemediğim yakıştırmalarsın. Zihnimde pırıl pırıl ışıldayan bir bahar sabahısın. En parlak ülkümsün el sürülmemiş. Binlerce kelime aday olup dilime pelesenk olmaya yine mağlup oluyor Sen'in karşısında.Tükenmez kalemlerimin tüketenisin. İsme ve cisme büründürmeye kıyamadığım umudumsun son demde geç kalınmışlığımsın. Trenin arkasından yetişmeyen ıslığımsın. Her nefesimle seni anıyorum bunca palavramın arasında tanrının ruhumu bağışlama sebebisin. Kirlenmiş zihnimin kefaret arayışlarında. Sen yapınca güzelliğin tanımını çözülüveriyor iç içe geçmiş tüm ilmekler. sen olunca hayallerimin can suyu daha yumuşak yastıklar, yataklar. Duyulmamış ve görülmemiş olanımsın mevcudiyetimin göz akısın. İsminin kuyruğuna iliştirdiğim özlemli feveranlarım yol oldu senin bahçelerine yaz gecelerinde başıma gelebilecek en güzel hikayemsin. Ruhumu sarmalayan gençlik ateşimin körüğüsün bu dikenli yollarımın yörüğüsün azimle varıp varıp, bir umutla ahını aldığım tanrıya yakarıp yer ve gökün altını üstüne katıp bulamadığımsın fazlam olan eksiğimsin. Yitirilemiyenimsin ve son demde sonsuzluğusun mürekkebimin ve faniliğisin yakarışlarımın öyle ya bir cümle noktayla kavuşmak içon düşer satıra.
©opapa