Bir şeylere inanmak için üçe kadar vaktim var
İlkokulda alamadığım temel derslerin kurbanıyım
Üçe kadar nasıl sayılır bilmiyorum
Ama bir şeylere inanmak için üçe kadar vaktim var
Her attığım adımdan bir kez daha uzaklaşsam
Kaç adımlık vaktim vardır, ya da
Üçe kadar saymış sayılır mıyım?
Belki de vakitlerden iki olma vaktidir
Bir sen bir ben iki kişinin üçe kadarlık vaktidir
Nasıl geçer zaman bilmiyorum, sayamıyorum
Ama sanıyorum ki vakitlerden ikiyi yaşama vaktidir
İkiyi yalnızca yalnız kalmadan yaşamaya çalışmak..
Saniyelerin ikimizi gösterdiğini hissediyorum
Sanki öyle olmak zorundaymış gibi
Sanki hastalıklı bir zihindeymiş gibi
Tüm bu söylediklerimi sanmamazlıktan gelirsen
Biz birer bütün olarak ilerleriz yolumuzda
Duraklarında, duraklarımda, dudaklarımızda durmaksızın ilerleriz
Üçe yetişme durağına varane dek ikimiz kalırız
Bazı hafif esintili bölgelerde soluklanırız
Topladığım papatyalardan sana taç yapana kadar yetişiriz
Vakitlerden üç olma vakti olduğunda tüm bu olanları üçe yetişme durağında terk eder,
Papatyaları kopardığım dallarından tek tek özür dilerim
Yeter ki üçü bir bile geçmeyene kadar üçte kalalım
Öyle olmak zorundaymış gibi hissedene dek
Duraklarında durmadan ilerleyerek bir yol bulurum
Yeter ki üçe yetişme durağına ulaşana dek üçümüzü geçmeyelim
~Marialentina🌊
©kevserk
K