Sarsılmaz mı şu çınarın bin asırlık dalları?
Dökülmüş saçlarına ihanetin karları.
Nefretinin kızıllığına erişemez narlarım.
Ancak bir karanlığın şafağında parlarım.
Susmuşların gözlerine bakılmaz.
Bir el için kilometreler yakılmaz.
Artık ayaklarım yollarına takılmaz.
Sevdiğin adamdan da bir gecede sıkılma.
Ayrılık sana yaramış hiç kuşkusuz.
Gören de sanır ikimiz de suçsuzuz.
Mesafeler olduk hem buzuz hem uçsuzuz.
Boğuluyorum nefesinde denizlerce tek susuz.
Ne parmağındaki yüzüktedir şanın.
Ne ciğerden kopan bir anım cananın.
Ne gökyüzünde bir meleksin şu cihanın.
Elbet üstesinden gelir ahım intikamın.
Ne ahım kalır yerde ne günahım.
Ne vezirim şu karanlıkta ne şahım.
Namerdin elinde bir dostun silahı.
Puslu bir seferde gönlümün güzergahı.
Gölgendeki beyazlığa sığınmıştım,
Ne çok ısınırdım ayak izinde.
Yüreğinde boş bir yığınmıştım,
Bir çocuk yarası kaldı dizimde.
Bir Öykümüz vardı bizim de,
Hiç türlü paylaşamadığımız.
Yaslı bir gülüş kaldı gözümde,
Sarılıp ağlaşamadığımız.
Çiğ gibi düştü kelimeler başıma.
Kalem utandı gözlerin mürekkebinden.
Bir damla sen aktı beyaz kaşıma.
Silemedim ellerimin ürkekliğinden.
©dr.ramis
R