O

ültimatom

Sen yalnızca üzerinde iktidarını
Uygulayabileceğin bir zihin arıyorsun.
Onların henüz yenice şekillenmekte olan
Dimağını içi boş afilli sözcüklerinle
Sonsuza dek etkin altına alabilmek,
Onlara dünyayı senin prizmandan yansıdığı
Şekliyle dikte etmek istiyorsun.
Seni aşağılık varlık, zamanında sana
gösterilmeyen ilginin bir
Sonucu olarak kambur bir şekilde
Gelişimini tamamlamış yüreğin
Hiçbir, kozasından yeni çıkmış kelebeğin
Oyun alanı olamaz. Çek -o pis ellerin
Gibi- biçimsizce kemikleşmiş
Düşüncelerini, o tazecik fidanların
Üzerinden. Onların yalnızca
Güneşin arı ışığına ve yağmurun
Berrek suyuna ihtiyaçları var.
Başı okşanan çocuk olma rüyalarını,
Sesinin kulaklara bir tehlike arz etmediği
Çirkef kuyularında gör yalnızca.
Terk et gençliğin bir masal gibi
Sürüp gittiği bu güzel diyarı.
Senin cehenneminde yanması
Gereken kişileri var git aramaya.
Onlar izdivaçlarının sonunu düşünmeden
Seni koyup gittiler bu dünyadan.
Elinden haklı bir yargıç olarak alıyorum
Senin sana acıma içgüdünü,
Belkide diline dolanan son türkünü.
Baktığın pencereden bulanık
Görüyor olman senin suçun değil.
Prangalanmış olarak sana teslim
Son sadık dostun masumiyet.
içinde bulunan asil savaşçı erdeme danış
Ve kur darağacını yaşamın karşısına.
Onların yedi kat buğulu gülüşmeleri
Seni kutsayacak sonsuza dek.
Olabilersen bu dünyada en fazla
Ayakların üzerinde gezinebileceği
Kirletilmemiş bir toprak olursun
Ve bir gün olursa tüketilmemiş bir gözyaşım
Ağlarım senin için gizli saklı.
©opapa