Biz gülüşlerimizi;
Yıkık, eski bir köy evinin
Kırık camındaki
O kedere kaptırdık.
Anason tadı damaklarımız,
Göz yaşımıza sebep bir ince sitem.
ve dilimizde gürültülü bir türkü.
Söyle.
Hangi dilde konuşur acılar,
İnsan nasıl döker içini.
Bu keder, bu kalabalık,
Nasıl geçer bu yalnızlık.
Biliyorsun.
Bu karanlık gözlerinden.
Bu durgunluk saçlarından.
İki dakikalık bir kayıttan bu sessizlik.
Sonra
Karadır kaşların ferman yazdırır.
Bu aşk beni diyar diyar gezdirir.
Sonra karanlık çöker guşunun pınarına
ve ben rakımı sek içerim yine.
Karşımda bir yıldız.
Kimi Canopus der kimi Sirius.
Ben çok anlamam yıldızlardan.
Susarım,
İçime derin bir sen çekerim.
Umut derim.
©olbak
O