Hunharca harcanan
Anılarımız, çocukluğumuz, gençliğimiz
Bir bir limandan ayrıldılar.
Baktığımız tan vaktinde;
Kızılımsı gündeki umutlar,
Irak bir sonbaharda
El sallayıp çoktan infiraz oldular...
Ben, ekose gri puanları olan örtüyle yüzümü saklarken,
Baharı göremeyen sen, ipeksi şal içinde,
Yüzünü soğuk benizli ceset ile kamufle edip, umarsızca güldün!
Şimdilerde yüzümdeki örtü tan vaktine çalan kırmızımsı,
Yüzünü soğuk beniz ile kamufle eden sen,
Kahverengiye çalan odunsu...
Aramızdaki fark;
Ben doğruya adım atmayan ağlak bir zavallı, ama umutlu!
Sen yanlışı bilerek doğruya dil uzatan tufeyli, halen yeis...
Mahir Gündoğdu
K