"Umutlar"dan bahsederdi yazar. Yazdı, yazdı, yazdı... Bitmez sanıyordu. Çıkmaz sokağa girmişti. Ya biten mürekkepti ya da umutları. " Doğrulanamayan Vazgeçmişlik" derdi umutlarına. Gerçekten vazgeçmiş miydi? Yoksa bu yok oluşun gerçeği miydi?
(Eskiden paylaşmıştım fakat az görüntülenme aldığı için onu silip yine atıyorum)
F