O zamanlar göğümüzden ızdırap bulutları süzülmezdi
Yıldızlar bu kadar yalan,yakışıksız,
Ayımız,karanlıkla buluşmazdı geceleyin.
Ömrümüz daha yapraklarını dökmemişti
Gemilerimiz yanmamış,kalanlarsa demir atmamıştı henüz yalnızlık denizine.
Rüzgârımızın anadili hoyratça olmamıştı mesela
Bir bebeksi edayla süzülür,ruhumuzu okşardı
Sokaklarımıza hiçbir yabancı ayak basmamış,
Bilinmeyen aydınlıklar ruhuna dokunmamıştı henüz,
Binalar birer uzun sarmaşıktı,
Bakışlarımızın tozlu raflarında.
Gecelerimizin aydınlığı sınırlarından taşmaz,
Yalnızlık çeken karanlıklarla dolmazdı içimiz.
Kirli dakikalar kapımızdan girmez,
En saf haliyle akardı üstümüzden vakit.
Şimdiyse sokaklarımız morgu andırır
Sokak lambaları birer soğuk ölü gibi bekler usulca
Misafirlerini bekler yollarımız
Kaldırımlarımız hafiften nemli,pencerelerimiz dantelli çiçeklerle bezenmiş
Sisler arasında yeni kayıplar besler mahallemiz
İşte biz, bu sahte yaşamın,hakiki umutları
İşte biz,bu sahte hayatın,hakiki çocukları
©müelliff
M