uzak yoldan geldim hüznün bahçelerine
umutsuzluk ağaçlarından sevinç meyveleri toplamaya geldim...
sıra sıra dizilmiş gözyaşlarıyla beslenen ağaçlar gördüm
yüzünü güneşe değil umuda çevirmek istiyorlardı
sevmek değil sevilmek istiyorlardı
bir küçük umutsuz ağaç gördüm
köşeye çekilmiş uzun uzun bakıyor
nereye bakıyor,ne düşünüyor,neye ağlıyor bilemem
gökyüzüne çevriliyor kafam birden
göğün maviliği grileşiyor kirden
günahlarımdan mıdır bilmem.
dalları nasır bağlamış çiçekler gördüm
baharın geldiğini bile müjdeleyemeyen
kırmızı güller olmuş hüzün bahçesinde birer solgun
kalbimde birisi var nereye sürgün?
çocukluğu elinden alınmış fidan sanıyor kendini olgun
dizleri kanıyor toprağın yerlerde olmaktan.
çırpınmaktan kanadı kırılıyor bir kuşun
ve ben...
uzak yoldan hüzün bahçelerine
umutsuzluk ağaçlarından sevinç meyveleri toplamaya geldim...
©sensizce
M