Giyindim ayrılığın gömleğini
Tenim üşür bu sabah
Yokluğuna açtım uykusuz gözlerimi
Bedenim yaşayabilirmi sensizliği
Bir şehir düşün içinde bir ben
Bir yanı toprak kokar
Bir yanında ihlamur kokusu sinmiş
Seni anlatır bana yağan yağmurları
Sonra ayrılık gelir aklıma gidişlerin ayak seslerin yankılanır sesine hasret kulaklarımda
Dalından ayrılmış sararmış yapraklar
Issızlasmış yüreğimde ayaklarıma takılır durur sensizken
Soğuk rüzgarlar tenimi döverken
Kollarıma dolayamadığım ince belini
Sıcak tenini duymaya çalışırım gecenin
Puslu siyahında
Korkarım bir lanet gibi bedenimi ayrılığa teslim ettim çoktan
Sardı yüreğimi korkuların gerçeğe haykırışları
Sana sarılmayı özlerken akan göz yaşlarımda dahada üşüyorum
bu soğuk eylül sabahında....
T