Dağlar da gezen bir garip çobanım
Nefesimi bekler büyülü kavalım
Sürümdür çiçekler, rüzgâr eşlik eder,
Durmaz, şarkısını söyler ormanım
Akıp giden nehirler, çağlayan dereler...
Evim, kovuğudur bir çınarın
Yaşlı gözleriyle beni seyreder
Kabuk tutmuş duvarlarında,
Yılların verdiği derince izler
Dostluk eder bana sincabım
Üzeri kir tutmuş aynalarım
İzler onları yorgun bakışlarım
Gerçeği gösterir bu eşyalarım
Sincabımla,gecenin verdiği huzursuzlukta
Isınmak için yaktığım ateşin loş ışığında
Otururken ilişti gözlerim tozlu aynaya
O an dondu kanım, bir silüet arkamda!
Eğilip fısıldadı kulağıma ve söyledi gerçeği
Her şeyin bir rüya olduğunu...
Gösterdi baş ucumda ki ölü kemirgeni
Ortadan kaybolmasıyla söndürdü ateşimi
Beni boğmak isteyen çınardan koşarak kaçarken...
Attığım her adım da,orman dehşetini saçarken...
Dost bildiğim rüzgâr ayağıma çelme takarken...
Dereler taşıp beni boğmaya çalışırken...
Gördüm gökyüzünde ki kanlı ayı
Dağlardan vadiye akan kötü ruhları
Peşimde ki karanlığın uşaklarını
Ölüm limanına çağıranları...
©___ümit___
_